Günümüz Dünyası'nın en ölümcül hastalığı kanser her geçen gün daha çok insanı etkiliyor ve milyonlarca kişinin ölümünden sorumlu oluyor. Hem besin kaynaklarının doğal olmayan yollarla üretimi sonucu hem de radyasyonun hemen her elektronik aletlerin çevremizden eksik olmayışı sonucu, kimyasal ve fiziksel uyaranlara devamlı maruz kalan toplumlarda her geçen gün kansere yakalanan sayısı hızla artmakta. Kanserle en etkili savaş kanser belirtilerini bilmek ve kanser vakalarını erken yakalamak ile olur. Zira çoğu kanser vakası erken teşhis ile neredeyse %100 tedavi edilebilmektedir. Fakat ne yazıkki kanser tanısı konulan hastaların çoğu ileri derece kanser durumunda bulunuyor. Bunun için özellikle belli bir yaştan sonraki insanların her yıl düzenli taramalardan geçmesi öneriliyor. Teknolojiden uzak kalamasak ta en azından besin şeklimize dikkat ederek ve zararlı maddeleri vücudumuza sokmamaya özen göstererek kanserden korunma yolunda önemli adım atmış oluruz.
Kanser oluşumunu engellemede beslenmenin rolü önemlidir diye çok defa tekrar ettik. Sebze ve meyveleri çok tüketmek kanseri önlemede en etkili yöntemlerden biri diyebiliriz. İşin aslı kolesterole ve kanda şeker yüküne neden olmayacak şekilde sağlıklı besinler ile beslenmek. Vücudun günlük alması gereken vitamin ve minerallerin yeterli derecede alınacağı bir beslenme programı kansere karşı vücudun en önemli destekçisi olabilir. Sebze ve meyve ağırlıklı besin dediysek de bazı besinlerin içeriğindeki maddeler yapılan araştırmalar sonucu kanser hücrelerine direk etki şeklinde veya vücutta kan değerleri, kolestrol ve damar yapısı üzerine etki ederek kanseri önlemede etkili olduğu bulunmuş. Burada size kansere yakalanmayı önelemede en etkili besin maddelerini sıralayacağız.
Cerrahi ile tiroid bezi çıkartılır. Sonra geri kalan doku olma ihtimalini önlemek için radyoaktif iyot tedavisi uygulandıktan sonra vücut için gerekli tiroid hormonu ilaçla devamlı ve ömür boyu hastaya verilir. Endokrin cerrah, endokrinolog ve nükleer tıp uzmanı olmak üzere 3 ayrı branştaki doktor tarafından hasta takip edilir. Tiroid dokusu çıkartılan hasta ömrü boyunca devamlı ilaç alacak ve arada kontrollere gidecek.
Tiroide bir kitle varlığında ince iğne aspirasyon biyopsisi ile veya trucut bitopsi ile kitleden parça alınıp incelenir. Ultrasonla görülen kitleler kanser şüphesi durumunda biyopsi ile incelenirler ve iyi huylu-kötü huylu ayrımı yapılır. Kandaki hormon seviyeleri ölçümü ve tiroid sintigrafisi ile de kitlelerin sıcak ya da soğuk olup olmamasına göre kitlenin kanser veya değil olduğu tespit edilebilir.
Tiroid kanserleri çeşitleri papiller, foliküler, medüller ve anaplastik olarak sıralayabiliriz. Papiller tip en çok görülen tip olup genellikle genç yalarda görülür. Foliküler tip tiroid kanseri ise daha yaşlı hastalarda görülür ve daha çok kan yoluyla metaztaz yapar. Medüller tip tiroid kanseri ise daha çok kalıtımla geçen tiptir. Dördüncü tip tiroid kanseri ise en kötü seyirli ve ölümle en çok sonuçlanan ve tedavisi neredeyse imkansı olan anaplastik tip tiroid kanseridir. Çok hızlı geliştiğinden tedavi şansı çok azdır.
Tiroid kanseri çok fazla belirti vermeyen bir hastalıktır. Tiroid kanseri boyunda büyürse oluşan kitle patolojik olarak değerlendirilir ve kanser olup olmadığı anlaşılır.
Tiroid bezi boyunda nefes borusu önünde bulunan tiroid hormonu üretiminden sorumlu olan bir bezdir. Tiroid hormonu başlıca metabolizmayı denetleyen bir hormondur. Birçok sistemi etkileyen tiroid hormonu metabolizmayı hızlandıran ve kan şekerini yükselten, kan basıncını arttıran ve nabız sayısını arttıran etkilerde bulunur. Tiroid bezinin iyot eksikliğine bağlı olarak büyümesine guatr denir. Tiroid bezindeki kitlelerin bazıları kanserleşme gösterebilir. Hücreler zamanla değişerek ve gelişerek kanser hücrelerine dönüşebilir ve metastaz yaparak vücudun başka bölgelerine en çok da akciğerlere yayılabilir.
Kolon kanseri belirtileri başında makattan kan gelmesi, dışkıda gizli kan, dışkı yapma alışkanlığında değişiklik (ishal, kabızlık gibi), gizli kan oluşumuna bağlı demir eksikliği anemisi, halsizlik, yorgunluk, ilerleyen dönemde tümörün büyümesi ile bağırsak geçişi tıkanmasına bağlı olarak karın ağrısı, kabızlık ve bağırsak tıkanıklığı belirtileri görülebilir.